Transformers: The Last Knight (İnceleme)

0
Sponsorlu Bağlantılar

Aksiyon, Adrenalin ve Robot Savaşları

Yönetmen Michael Bay defalarca “Ben son olarak Transformers’lara ait film çekiyorum” demiştir ama nasıl oluyorsa her defasında “Paramount” şirketi bu yönetmeni bir şekilde ikna ediyor. Eğer bir Transformers filmi daha gelirse hiç şaşırmayın. Gelelim filme; Filmi izlerken filmin baştan ayağa mantıksız ve komik olduğu hissine kapılıyorsunuz. Fakat buna rağmen o sahneleri izledikde gülmekten daha çok zevk alıyorsun. Çünkü patlamalar, büyük robotların savaşları vb. gibi özellikler, Michael Bay’in başardığı işlerden biridir ve yönetmen, filmin her serisinde bunun üstesinden geldi.

Filmde Otobotlar ve Deseptikonlar halen kanunun dışında tutulmaktalar. Optimus Prime, 4. filmde dünyamızı terk etmiş ve kendi yaratıcısının arayışına yollanmışdı. Aynı zamanda ise Dünya’da tüm robotlar Merlinin efsanevi esasına av ilan ediyorlar. Öncelikle belirtmek gerekir ki, bu kez filmin yaratıcıları Kral Arthur ve Yuvarlak masa şövalyeleri efsanesine deyinmişler. Bu açıdan filmin bazı dezavantajları da var. Bu olumsuz yönler ise bu serinin ilk filminden oluşturulmuş Transformers evreninin kurallarına zarar veriyor. Aslında Transformers’lar binlerce yıl boyunca Dünya’da olmuşlar ve çeşitli olaylarda kendilerini göstermişler. Genel olarak önceki filmde temel fonksiyonları yerine getirmiş kahramanların ise bu filmde biraz ikinci plana atılmışlar.

Senaryo Bakımından Fakir

Fakat senaryo olarak anlamak gerekir ki, bu filmde aksiyon ve patlamalar ön planda tutulmuş. İşte görsel açıdan 5’inci film kendi geleneksel kalitesini koruyor. Michael Bay, izleyicilerin ne istediğini iyi biliyor. Patlama, robotların savaşı, otomobil takipleri vb. gibi sahneler önceki filmlerde olduğu gibi bol adrenalinli ve heyecanlı. Ama en önemlisi filmi IMAX’de izlemek. Senaryo basit ve anlaşılır. Amaç, izleyenleri bol aksiyonlu sahneler ile eğlendirmek.

Film yaklaşık 2 saat 40 dakika sürüyor. Senaristler sanki 2 senaryo yazmış ve sonradan birleştirmişler gibi. Çünkü sürekli olarak aniden aksiyon sahnesi giriyor. Bu da izleyenleri yoruyor.

Mark Wahlberg’in canlandırdığı Cade Yeager karakteri bu filmde kendi hikayesini sonlandırdı ve yeni filmde o, önceki filmdeki gibi standart rol yansıttı. Her bir Transformers filminde çekici bir kadın karakteri oluyor. Bu kez aynı karakteri aktris Laura Haddock üstlenmiş. Vivian Wembley karakterini oynuyor. Filmde bu karakterin esas rolünden çok baş kahramanın partneri olarak göze çarpmakta. Anlaşılmayan tek şey oyuncu Isabela Moner oldu. Orta yaşlı Isabella rolünü canlandırmış bu oyuncu bence film için artık bir özellik idi. İlk baştan filmin yaratıcıları bu karakteri bize başrol gibi göstermeye çalışmışlar. Fakat filmin ilk yarısından sonra belli oluyor ki, bu karakter aslında ikincil işlevi taşıyor. Yani film bu karakter için çekilseydi büyük bir kayıp olmazdı her halde.

Anthony Hopkins Farkı

Filmin en akılda kalıcı karakteri tabii ki, Anthony Hopkins’in canlandırmış olduğu Sir Edmund Burton oldu. Sanki çekim sahasında Michael Bay, Anthony Hopkins’e bu cümleyi söyledi: “Anthony nasıl istiyorsan öyle oyna”. Böylece Hopkins kendi karizmatiği sayesinde filmde yüksek düzeyde eğlenmiş. İşte böyle bir aktör, araç takibi sırasında Deseptikona orta parmağını gösterebilir. Onun kendi karakterine hem sakinlik ve zaman aşırı çılgınlık katması, filmden zevk almaya yardımcı oluyor ve filmin genel ortamını olumlu tarafa çekiyor.

Sponsorlu Bağlantılar

Temel olumsuz yönlerden biri de başrolü oynayan robotlar. Öyle ki, yeni filmde Optimus Prime’ın süresi çok az. Fakat onun sahnede her görünmesi, çok epik bir şekilde yansıdı. Megatron önceki karizmatikliğini kaybetti ve diğer filmlerde olan olumsuz simgeler gibi kendisinin somut amaçları yok. Filmde olan yeni tür robotlar gerçekten sevindirici. Örnek olarak ikili kişiliğe sahip olan kahya robotu veya Fransız lehçesi ile konuşan Lamborghini. Ek olarak artık herkesin sevgilisi olan Bumblebee’nin bu filmde geçmişine ilk defa tanık olduk ve onunla Optimus Prime arasında iletişimi daha iyi gördük. Bu iletişim biraz daha dramatik gösterilseydi daha iyi olurdu.

Sonuç

Sonuç olarak belirtmek gerekir ki, “Transformers: The Last Knight”, serinin diğer filmlerinden aksiyon sahneleri bakımından hiç de geride kalmayan bir film. O, izleyiciyi her saniye bu tür sahnelerle eğlendirmeyi ve kendi esprileri ile güldürmeyi başarıyor. Fakat ondan daha fazlasını beklemek anlamsız. Çünkü bu film öncelikle izleyiciyi eğlendirmek için tasarlanmış. Bu açıdan ise o, izleyiciyi gerçekten de eğlendiriyor. İzleyici kendisini daima eğlence parkında hissediyor.

Temel amaç bol aksiyon ve patlama sahnelerini yansıtmak. İzleyiciye de işte gereken bu. Eğer mantık içeren bir film izlemek istiyorsanız, o zaman bu film sizin için değil. Yok eğer hafta sonu kendi arkadaşlarınız veya aileniz ile birlikte iyi dinlenmek ve heyecanlı dakikalar yaşamak istiyorsanız, o zaman bu filme gitmeyi düşünebilirsiniz. En önemlisi de bu filmi IMAX formatında izlemek gerekir. Sıradan bir 3D formatı, IMAX’ın yaşattığı duyguları yaşatamaz. Bu yüzden de bu filme bakmayı düşünüyorsanız, o zaman IMAX’i seçin.

Transformers: The Last Knight (İnceleme)
5 (100%) 1 oy
Sponsorlu Bağlantılar

Cevap Ver

Please enter your comment!
Please enter your name here

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.